Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/10553 E. 2009/5665 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10553
KARAR NO : 2009/5665
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri aleyhine … …’ın mirasçıları olmaları nedeniyle icra takibine giriştiğini, İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/251 Esas, 2006/594 Karar sayılı ilamı ile … … mirasının borca batık olduğu ve mirasçılarının hükmen mirası reddettiklerinin tesciline karar verildiğini, bu nedenle müvekkilleri aleyhine takip yapılamayacağını belirterek müvekkillerinin davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mirasın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların kötüniyetle borçtan kurtulma gayreti içinde olduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacılar tarafından mirasın reddedildiği hususu mahkeme kararı ile … olduğu, dolayısıyla davacılar aleyhine icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4822 sayılı yasayla değişik 3-e maddesi hükmüne göre davacıların (… hamilinin mirasçılarının) tüketici olarak kabulü gerekir.
Öte yandan dava konusu kredinin 4077 sayılı yasanın 10. maddesinde düzenlenen tüketici kredisi niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 23. maddesinde ise “ bu kanunun uygulanması ile çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemesinde bakılacağı” hükme bağlanmıştır.
Görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.