YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10712
KARAR NO : 2009/6579
KARAR TARİHİ : 01.07.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 17/03/2008
Nosu :409/171
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine 16.500 YTL bedelli bonoya dayalı olarak takip yapıldığını ve cebri icra tehdidi altında müvekkilinden 1.000 YTL’lik bir tahsilat da yapılmış ise de müvekkilinin senet nedeniyle davalıya bir borcu olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine, ödenen 1.000 YTL’nin ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının emlak komisyonculuğu yaptığını, taraflar arasında arsa alım satımı konusunda anlaşma olduğunu, arsa bedeline mahsuben ödenen 16.500 YTL paranın iadesini teminen davaya konu bononun düzenlenerek davalıya verildiğini, davacı yanın edimini ifa etmemesi sonucu sebepsiz zenginleştiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının senet üzerindeki malen kaydını talil ederek ispat yükünü üzerine aldığı ve savunmasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takip konusu senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasında davacı yanca ödenen 1.000 YTL’nin davalıdan tahsiline, davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senette malen kaydı bulunmaktadır. Davacının davalıya gönderdiği ihtarnamedeki açıklamalarıyla davalının cevabi beyanlarından her iki tarafın da senedin malen düzenlenmediğini bildirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki tarafta senet metnini talil etmiş durumdadır. Çift taraflı talilde ispat külfeti yer değiştirmez. Hal böyle olunca somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilmeden mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.