YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10718
KARAR NO : 2009/136
KARAR TARİHİ : 19.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Ltd. Şti.’nin ortaklarından olup, davalıdan alacağı mal karşılığında dava konusu senedi davalıya verdiğini, davalının mal vermediği gibi senedi de iade etmediğini, senedin henüz takibe konmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davaya cevap veren … … vekili, müvekkili … …’ ın davada taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu senedin yapılmış bir alışveriş karşılığı verildiğini, asıl ilişkiden doğan def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, … …’ ın senette ciranta olarak adının ve imzasının yer aldığı, takibin de adı geçen kişi tarafından yapıldığı, söz konusu kişinin … Ltd. Şti. temsilcisi de olmadığı, husumetin … …’a yöneltilmesi gerekirken, davalı şirkete yöneltilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı şirket dava konusu bonoda lehtar durumunda olduğundan davalı aleyhine bu bonodan dolayı menfi tespit davası açılmasında davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilmeden mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.