YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11032
KARAR NO : 2009/7273
KARAR TARİHİ : 16.07.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.02.2008
Nosu : 106-30
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının abonesi olan müvekkili şirketin elemanlarının 18.08.2005 tarihinde yaptıkları kontrolde sayaç bağlantılarının 1996 yılında yanlış bağlanması sonucu sayacın tüketimi bir kat fazla kaydettiğinin belirlendiğini, müvekkilinin bu nedenle davalıya fazla ödeme yaptığının anlaşıldığını ileri sürerek 31.10.1996 tarihinden itibaren dava tarihine kadar müvekkilinden fazla tahsil edilen 274.000.00.-YTL.nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini, ayrıca 264.000.00.-YTL.yasal faizin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, sayacın hatalı kayıt yapmadığını, davacıdan tahsil edilen faturalardaki bedelin usulüne uygun olarak hesaplandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sayacının bağlantı durumuna göre davalının hatalı çarpım faktörü uyguladığı ve davacıdan fazladan 416.606.11.-YTL. tahsil ettiği gerkçesiyle davanın kısmen kabulüne, 416.606.11.-YTL.alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının talebi davalı kurumun hatalı çarpan uygulaması sebebiyle 31.10.1996 tarihinden itibaren muntazaman her ay müvekkilinden fazla tahsil ettiği toplam 274.000.00.-YTL.nin ticari faiziyle ve ayrıca tahsilat tarihinden itibaren herbirine faiz yürütülmek suretiyle toplam 264.000.00.-YTL.işlemiş faizin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 2. bilirkişi heyetinden ayrıca ek rapor alınmıştır. Her iki bilirkişi raporunda da fazladan ödenen miktarın 157.203.99.-YTL.olduğu saptanmıştır. Hal böyle olunca hatalı çarpan uygulaması nedeniyle fazladan ödenen miktarın saptanan bu miktar olduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla bu miktar alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yerel mahkemenin asıl alacak dışındaki talepler hakkındaki değerlendirme ve kararında isabet görülmemiştir. Zira davacının her tahsilat döneminden itibaren fazla tahsil edilen alacağa faiz yürütülerek işlemiş faiz talebi bulunduğu halde hükme esas alınan 2. bilirkişi ek raporunda adeta munzam zarar incelemesi yapılarak görüş bildirilmiştir. Anılan
bu rapora göre hüküm oluşturulması her şeyden önce HUMK.nun 74.maddesi hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Çünkü davacının talebi asıl alacak ve işlemiş faize ilişkindir. Fazladan ödendiği saptanan alacağın geri istenmesinde B.K.nun 101. maddesi uyarınca temerrüt koşullarının araştırılması gerekmektedir. Anılan yasa hükmü uyarınca temerrüt gerçekleşmedikçe fazladan ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren faiz istenmesi olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmadan somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi ek raporunun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükmedilen miktarın içinde faiz alacağı da mevcut olduğundan dava tarihinden sonrası için faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması da B.K.nun 104/son maddesine ayırı olup, kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.