Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11061 E. 2009/7281 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11061
KARAR NO : 2009/7281
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine toplam 10.147.56 YTL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının yetkiye ve borca haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin ikametgahının Seferihisar’da bulunması nedeniyle Seferihisar İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ederek yetki itirazında bulunmuş, esasa cevabında ise müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle borçlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalının sevk irsaliyesindeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sevk irsaliyelerinde isimleri geçen kişilerin Seferihisar ilçesinde ikamet etmediğinin belirlendiği, davacının malları davalıya teslim edildiğini ispatlayamadığı yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. Mahkemece uyuşmazlığın bir miktar para alacağının tahsiline ilişkin olduğu gerekçesiyle yetki itirazları reddedilmiştir. Oysa davalı akdi ilişkiyi inkar etmektedir. Akdi ilişkinin inkarı halinde BK.nun 73/1 ve HUMK.nun 10.maddelerinin uygulanma olanağı ortadan kalkar.Ne var ki, dosyaya sunulan irsaliyelerden birinin altında teslim alan imzası mevcuttur. Yetki itirazı hadise şeklinde incelenir. Hal böyle olunca anılan irsaliye altındaki imzanın davalı ya da çalışanına ait olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılarak öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerektiğine ilişkin ilke de gözetilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.