YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11080
KARAR NO : 2008/12024
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, süresi içinde davacı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, davanın konusu itibari ile bu isteğin reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının alacağının muvazaalı olduğunu, takip dosyasındaki işlemler ile davalı alacaklı ile dava dışı borçlu arasındaki organik bağın bunu ispatladığını, ödeme emrinin usulüne aykırı biçimde tebliğ edildiğini, taşınmazların kıymet takdirlerinin itiraz üzerine indirilerek alacağı aşmasının önlendiğini, davalının dava dışı borçlu şirketin yetkilisi olduğunu bu itibarla alacağını tahsil etmemiş olmasının düşünülemeyeceğini ileri sürerek davalının ihale bedelini yatırmasına, veznedeki paranın ödenmemesine, taşınmazın davalı adına tescil edilmemesine, davalı alacağının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında ve karşı dava dilekçesinde müvekkilinin …’de bulunan otelini dava dışı şirkete kiraladığını, kira bedelini alamadığını; oğulları ile aralarında çıkan ihtilaf nedeniyle oğullarının sahte kira sözleşmesiyle oteli ele geçirdiklerini, 3091 sayılı yasanın sağladığı imkanla otelin geri alındığını, şirketin herhangi bir borç almamış olmasına rağmen, müvekkilinin oğlu ve şirketin diğer müdürü olan dava dışı … …’nun davacı-karşı davalı tarafından dayanak kılınan bonoları keşide etmek suretiyle takibe koydurduğunu bildirerek davacı-karşı davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalı yanca dayanılan kira sözleşmesinin geçerli olduğu, kira alacağının muaccel hale geldiği, ödemenin tesbit edilemediği gerekçesiyle asıl; sıra cetvelinde sonraki sırada yer … alacaklı hakkında dava açmakta hukuki yarar bulunmaması nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1. Davacı yanın temyiz dilekçesi davalı vekiline 14.10.2008 günü tebliğ edilmiş, davalı vekilince Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 433 ncü maddesine uyarınca katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de, bu istem on günlük cevap süresinden sonra yapıldığından temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 … ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı yanca süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2. Davacı yanın temyiz itirazlarına gelince; davaya esas vakıa, davalı ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilmiş bulunan kira sözleşmesine ilişkin bedellerin tahsil edilmiş olduğuna ilişkindir. Bu durumda mahkemece dava dışı borçlu şirketin ticari kayıtlarının da incelenmesi ve kira bedellerinin davalı alacaklıya ödenip ödenmediğinin saptanması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte yazılı nedenle davalı yanın temyiz isteminin süreden REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.