YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11148
KARAR NO : 2009/4956
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı- karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı- karşı davalı vek. Av. … ile davalı – karşı davacı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı- karşı davalı vekili, müvekkili şirkete satılan yazılım programının gizli ayıplı olduğunu, yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen programdaki hataların giderilemediğini, sözleşme uyarınca yapılması gereken teknik destek, bakım ve uyarlama işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, bu nedenle de müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini belirterek, haksız olarak ödenen 27.000 USD’nin istirdadına, ödenmemiş bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitiyle bonoların iptaline ve geriye kalan 9.000 USD borçtan dolayı sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, davacı- karşı davalı tarafından açılan davanın haksız olduğunu, karşı tarafın başka bir şirketin bünyesine katılması nedeniyle hazırlanan programı kullanmak istemediğini, gerekli teknik desteğin sağlandığını, ancak programın uyarlanması için gerekli verilerin müvekkiline verilmediğini, programın başarı ile kurulup çalıştığının kabul belgesinden anlaşıldığını belirterek, yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına,davalının % 40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekilleri cevaplarında ayrı ayrı açılan davaların reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece dosya içeriğine ve bilirkişi raporuna göre yazılım programının gizli ayıplı olduğu belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne, takip konusu bono ile ödenmemiş 9.000 USD’den dolayı asıl davacı- karşı davalının borçlu olmadığının tespitine, ödenen 26.961 USD ile 5.500 USD’nin davalı- karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit sırasındaki bilirkişi raporu karşılaştırıldığında, anlatım plânı, içerik, cümle yapısı, söz dizimi ve hatta harf hatalarının dahi aynı olduğu, davalı-karşı davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazları karşılayacak içerikte de olmadığı dikkate alınarak ek rapor veya ehil bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.