YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11178
KARAR NO : 2009/3591
KARAR TARİHİ : 27.04.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 05.04.2005 tarihli Gayrimenkul Teklif Toplama ve Şartnamesi uyarınca verilen tellallık hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı ve sözleşmenin imzalandığı İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, yetki ilk itirazında bulunmuş, esas savunmasında da müvekkilinin davacı şirket tarafından yanlış bilgilendirildiğini, istemediği taşınmazın ihalesine girdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkisi kabul edildiğinden davalının icra takibindeki yetkiye itirazının reddine, benimsenen bilirkişi raporuna göre, şartname hükümleri uyarınca davalının sözleşmeden dönmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline, 735 YTL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce miktar yönünden kesinlik sınırı içinde kaldığından, davalının temyiz istemi reddedilmiş, davalı vekili kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekilinin kanun yararına bozma talebi Adalet Bakanlığınca yerinde görülerek dava dosyası gereği yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2008 tarihli talep yazılarında belirtilen nedenlerle hükmün kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuştur.
HUMK.nun 187/2.maddesi uyarınca yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı yasanın 190.maddesine göre hadiseler şeklinde esasa girişilmezden önce incelenip karara bağlanması gerekir. Bu konudaki kararın HUMK.nun 225.maddesi uyarınca her iki tarafa tefhim veya tebliği gerekir.
Somut olayda davalının yetki itirazı konusunda bu şekilde bir inceleme yapılmamış, yetki itirazının yerinde bulunmadığı hususu esas hakkındaki hükmün gerekçesinde belirtilmiştir. Bu hal, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açan esaslı bir usul hatasıdır.
Kabulü göre de bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve ikinci bilirkişi raporuna itibar edilmesinin gerekçeleri de açıklanmadan, son raporun hükme esas alınmış olması isabetsizdir. Bu nedenlerle kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK.nun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere (HUMK.m.427/7) kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine (HUMK.mad.427/8) peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.