Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11207 E. 2009/1375 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11207
KARAR NO : 2009/1375
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

Davacı … Mermercilik San. ve Tic. A.Ş. vek. Av. … ile davalı…Doğal Taş. Mod. San. ve Tic. A.Ş. vek. Av. … aralarındaki alacak davası hakkında Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31/03/2008 gün ve 2008/4-2008/248 sayılı hükmün davalı vekili tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibari ile bu isteğin reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Dava, davalıya satılan travertenlerin yurt dışına ihracı nedeniyle davacı satıcıya ödenmesi gereken KDV miktarından kalan bakiye alacağın faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 9.798.64 YTL (9.798.637.864 TL) alacağın, temerrüt tarihi olan 25/11/2002 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uygulamış olduğu en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyize konu edilen 31/03/2008 tarihli yerel mahkeme kararı bozmadan önce davalı vekili olarak duruşmalara katılan Av. …’na 25/06/2008 tarihinde tebliğ edilmiş, anılan davalı vekili mahkemeye verdiği 14/07/2008 tarihli dilekçesi ile vekillik görevinin sona erdiğini, tebligatın yardımcısı tarafından sehven alındığını, kararın dosyayı takip eden yeni vekillere tebliğini istediklerini bildirmiştir. Ancak önceki vekil Av. …’nun bu davada vekillikten çekildiğine yada azledildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye dosyada rastlanılamamıştır. Kaldı ki, yeni vekillerden Av…. mahkemeye dilekçe vererek 31/03/2008 tarihli gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine kadar temyiz hakkını saklı tuttuklarını bildirmiş ve kararın tebliğinden itibaren temyiz süresinin başlatılmasını talep etmiş ise de, bu dilekçede hükmü temyiz ettiğine ilişkin açık bir irade beyanına yer vermemiştir. Usul hukukumuzda temyiz isteği açıkça belirtilmedikçe bu şekilde bir dilekçe verilmesinin temyiz süresini keseceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
O halde somut olay bakımından davalı vekilinin temyiz tarihi itibariyle temyiz süresinin geçtiğinin kabulü gerekir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bir karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı.