YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11400
KARAR NO : 2009/6522
KARAR TARİHİ : 01.07.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :15.04.2008
Nosu :905-823
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalı yanca müvekkili aleyhine girişilen takibe konu bononun tahminen 1997 yılında “2.500.000,-TL.” olarak keşide edilerek verildiğini ve bedelinin ödendiğini, davalının tahrifatla bedeli “2.500.000.000,-TL.”ye dönüştürerek takip yaptığını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine, takibin iptaline ve ödenen 1.292,35 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 17.10.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle senedin teminat amacıyla verildiğini bildirmiştir.
Davalı vekili davacıya veresiye akaryakıt verildiğini ve karşılığında bononun düzenlendiğini, takibin 16.03.2004 tarihinde yapılmasından yaklaşık üç yıl sonra davacının sahtelik iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve bu davayı açtığını; 1997 yılı itibariyle 2.500.000,-TL.ye ancak 30 litre mazot alınabileceğini ve bu miktar için bono düzenlenmeyeceğini, bononun baştan beri 2.500.000.000,-TL. için düzenlenmiş olduğunu; diğer taraftan son ödeme tarihinin 04.08.2005 olması nedeniyle yasal bir yıllık istirdat davası açma süresinin geçtiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece metinde senedin teminat amacıyla verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde takip konusu senette tahrifat yapıldığı iddiasıyla birlikte senedin bedelsiz olduğunu ileri sürmüş, ıslah dilekçesi ile de senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiştir.
Menfi tespit davalarında birbiri ile çelişmemek kaydı ile birden fazla nedene dayanılması mümkündür.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı yanın sahtecilik iddiası üzerinde, daha sonra da gösterilen diğer sebepler üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.