Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11447 E. 2009/789 K. 06.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11447
KARAR NO : 2009/789
KARAR TARİHİ : 06.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ile vasisi … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı ve vasisinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Keşidecisi …, lehdarı … olan 05/07/2002 tanzim 20/08/2002 vadeli malen düzenlenen 53.000.000.000 TL’lik bonoya istinaden lehdar … keşideci hakkında icra takibi yapmıştır.
Dava ehliyetsizlik ve hile iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hile ve ehliyetsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuki bir tasarrufun geçerliliği fiil ehliyetinin varlığı ile mümkün olduğundan, öncelikle bu iddianın incelenmesi gerekir.
Yargılama sırasında davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Bakırköy Sinir Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulundan alınan (03/11/2003 tarihli) raporda …’ nın psikiyatri kliniğinde yapılan muayenesi sonucunda bu kişide demans saptandığı, ayırt etme gücü ve tasarruf ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ve bu rapora istinaden keşideci …’nın vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacıda saptanan demans hastalığının bir süreci gerektirdiği gözetilerek bu hastalığın hangi tarihten itibaren davacının ehliyetini ortadan kaldırdığı, başka bir anlatımla davacının davaya konu bonoyu imzaladığı tarihte tasarruf ehliyetine sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece öncelikle yukarıda anılan raporu veren sağlık kurulundan davacının muayenesi ile ilgili tüm tetkik, teşhis ve incelemelerle ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek, davacının senedin imzalandığı tarihten önce ve sonrasına ait sağlığı ile ilgili yapılan tüm muayeneler teşhis ve kullandığı ilaçlara ait reçete gibi sağlık durumu ile ilgili belgelerin ibraz edilmesi için süre verilerek bunların davacı ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilip, senedin tanzim tarihinde adı geçenin fiil ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.