Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11468 E. 2009/5956 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11468
KARAR NO : 2009/5956
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, dava dışı … Matbaacılık Ltd. Şti.’nin keşidecisi, davacı şirketin lehtarı bulunduğu davacı tarafından … …’e ondan da davalı …’ya ciro edilen ve ödememe protestosu çekilmeyen bonolar ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili bonolarla ilgili olarak ödememe protestosu çekilmediğinden lehtar olan müvekkili hakkında takip yapılamayacağını, davalının meşru hamilde olmadığını iddia etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin ciro yolu ile hamil olduğunu, davacının menfi tespit davasındaki muhatabının müvekkili olmadığını protesto edilmeme olayının takip hukukunu ilgilendirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama sırasında davalı vekili reddi hakim talebinde bulunmuş ise de, red talebi reddedilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda alacağın … olmadığının saptandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu edilen bonolarla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak alacak iddiasında bulunan bu alacağını kanıtlamak durumundadır. Somut olayda davacının bonoları ciro eden lehtar, davalının ise ciro yolu ile bonoları iktisap eden hamil konumunda olup davacı ile davalı arasında başka ciranta vardır. TTK.’nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama olanağı bulunan, aynı yasanın 642. maddesi uyarınca bonoda hamil tarafından ciranta aleyhine takip yapılabilmesi için ödememe protestosu çekilmesi gerekir. Protestonun çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar. Bu yönler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatına ilişkin temyizine gelince, davalı icra takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer … “asıl alacak üzerinden hesaplanan % 40 kötüniyet tazminatı 8.400.00 YTL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin karardan çıkartılmasına, yerine “davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.