Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11541 E. 2009/5567 K. 10.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11541
KARAR NO : 2009/5567
KARAR TARİHİ : 10.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında 15.09.2003 tarihli bir bayilik sözleşmesi ve bunun mütemmim cüz’ü şeklinde bir protokol imzalandığını, buna göre davalıya yıllık 1300 m³ akaryakıt alım taahhüdü karşılığı kredi verildiğini ve taahhüdün alınmayan kısmı için m³ başına 20,-USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını; davalının yıl içinde sadece 596 m³ alım yaptığını, eksik alım miktarından %20’lik indirim yapılması sonucu hesaplanan 8.880,-USD.nin tahsili için girişilen takibe davalı yanca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı mahkemenin yetkisine itiraz ettikten sonra; geçerli olan sözleşmenin 15.09.2003 tarihli bayilik sözleşmesi olduğunu, bundan önceki tarihte düzenlenen tarihsiz protokolün, sözleşmenin eki niteliğinde olmadığını, protokolden vazgeçilmesi nedeniyle davacı yanca protokolün imzalanmadığını; davacıya gönderilen ihtarda 1300 m³’lük alım hakkından vazgeçildiğini, protokole eklenen ceza koşulunun uygulamadan kaldırıldığının bildirildiğini, davacının bu konuda verdiği sözlere aykırı olarak takibe giriştiğini; bir köyde kurulu bulunan davalı işletmesinde bu miktarda akaryakıt satılmasının mümkün olmadığını davacının da bildiğini, satış imkansızlığının mücbir sebep sayılacağını, taahhüt süresi olan bir yılın geçmesinden sonra cezai şartın istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, alacağın likit olmadığını ileri sürerek icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ve kötüniyetli davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve taraf kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya bayilik verildiği, sözleşmenin mütemmim cüz’ü olan protokol uyarınca davalının yıllık en az 1300 m³ akaryakıt alım taahhüdünde bulunduğu, eksik m³ başına 20,-USD cezai şart belirlendiği; davalının mücbir sebep ve imkansızlık savunmalarını ispatlayamadığı gerekçesiyle eksik akaryakıt alım bakımından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davacının davalıdan 8.880,-USD alacaklı olduğunun tesbiti ile bu miktar üzerinden itirazın iptaline, takibin bu miktara 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizle devamına, alacağın %40’ı oranında (4.531,52 TL.) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Takip talepnamesindeki istek … Dolarından çevrilmiş 12.078,80 TL.nin tahsiline ilişkindir. Davacı yan seçimlik hakkını Türk Lirası üzerinden kullandığına göre … Doları üzerinden ve bu tutara yabancı para alacağına uygulanacak faiz oranı üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,peşin harcın istek halinde iadesine, 10.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.