Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1187 E. 2008/3081 K. 27.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1187
KARAR NO : 2008/3081
KARAR TARİHİ : 27.03.2008

Mahkemesi :… 1.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar SGK ile Hazine vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket vekili dava dışı borçluya ait bağımsız bölümün satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacağının ihale tarihi itibariyle hesaplanmadığı, diğer davalı Vergi Dairesi haczinin de satıştan sonra konulduğu iddiasıyla;
Birleşen davada ise ipotekten arta kalan paranın davacıya verilmesi gerektiği ileri sürülerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece alacak hesaplarının 09.11.2002 tarihi itibariyle icra müdürlüğünce yapılmasına ve buna göre birinci sıranın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na, ikinci sıranın davacı şirkete, üçüncü sıranın Cumhuriyet Vergi Dairesine ve para artması halinde dördüncü sıranın da Kavaklıdere Vergi Dairesine ayrılması suretiyle yeniden sıra cetveli tanzimine karar verilmiş; hüküm Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 nci maddesine göre kararda tarafların kimlikleri ile vekilleri ve adreslerinin, iddia ve savunmaların özetinin, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer, açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekir. Somut olayda mahkeme kararında birleşen davanın taraflarına ve konusuna ilişkin hiçbir bilgi yer almamaktadır. Bu durum anılan yasal düzenlemeye aykırıdır.
2- Öte yandan T. İş Bankası AŞ. aleyhine açılmış bir dava bulunmamasına rağmen adı geçenin hukuki durumunu etkileyecek nitelikte hüküm kurulması da doğru değildir.
3- İcra ve İflas Kanunu’nun 138 ve 140 ncı maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden sıra cetveline esas alacakların tesbitinde ihale tarihinin dikkate alınması gerekirken, bu ilkenin gözden kaçırılması da kabul şekli itibariyle hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığıına, 27.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.