YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12008
KARAR NO : 2009/8690
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalılarla birlikte düzenlediği 20.01.2001 vade tarihli 8.000.000.000 TL’lik bononun bedelinin tamamının dava dışı kişiye müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen miktarın 3/2’sinden davalıların sorumlu olduklarını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile davalıların limited şirket ortağı olduğunu, devralınan bu şirketi temsilen dava dışı … ile davacı ve davalı … arasında dava konusu bonoyu da içeren 21.06.2001 tarihli ibranamenin imzalandığını, ibranamenin 5. maddesi gereği senede konu borcun tarafların ortak olduğu devralınan şirket tarafından üstlenildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı ve davalıların dava dışı … Ltd. Şti.’ni devraldığı, davacı ve davalıların içinde davaya konu senedin de bulunduğu dava dışı şirketin ve dava dışı …’nun borçlarını ödemeyi üstlendikleri, ancak davaya konu senedin bedelinin dava dışı Savaş’a davacı tarafından ödendiği, davacının devralınan şirkette % 70’lik hissesi olduğu için % 30’luk hisseye sahip olan …’dan ödediği bedelin % 30’unu talep edebileceği, diğer davalıdan ise talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 2.400.00 YTL üzerinden icra takibinin devamına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun davacı ve davalılar tarafından müşterek ve müteselsil borçlu sıfatlarıyla keşide edildiği ve borcun tamamının davacı tarafından ödendiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 146/1. maddesi “Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur ve hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkını haizdir.” hükmünü içermektedir. Bonolar sebepten mücerret borç senetleridir. O halde uyuşmazlığın mahkemece anılan yasa madde hükmü çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’ın tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.