Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12010 E. 2009/9030 K. 08.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12010
KARAR NO : 2009/9030
KARAR TARİHİ : 08.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince duruşmasız, davacı vekilince de hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/84 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin işlettiği Kıraathaneyi dava dışı Orhan Karabulut’a devredip karşılığında 10.12.2003 vade tarihli ve 7.750.000.000.-TL. bedelli senet aldığını, senedin bedeli ödenmeyince tahsil etmesi için davalı …’e ciro ettiğini, davalının hile yoluyla senedi aldığını, müvekkili ile davalı arasında borç doğurucu herhangi bir ilişki olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık senedi müvekkiline verdiğini, senedin müvekkili tarafından hile ile alındığı iddiasının doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/268 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin tahsil amacıyla …’e verdiği senedin muvazaalı olarak davalı …’a ciro edildiğini, davalının müvekkilini zarara uğratmak amacıyla ve kötüniyetli olarak hareket ederek müvekkilinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin TTK.nun 599.maddesine göre iyiniyetli hamil olduğunu, müvekkilinin …’e komşu olmasının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Bu dava aynı mahkemenin 2005/84 Esas sayılı davası ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece hile iddiasının ileri sürülmesi nedeniyle davacı tanıklarının dinlendiği, TTK.nun 690. maddesi delaletiyle aynı kanunun 600. maddesi gereğince tahsil için ciroların “bedeli tahsil içindir”, “kabız içindir” ,“vekaleten” ibaresini veya sadece tevkili ifade eden herhangi bir kaydı taşıması gerektiği, senet arkasındaki cironun temlik cirosu olmayıp, gizli tahsil cirosu olduğuna ilişkin iddianın yazılı belge ile ispatının gerektiği, buna ilişkin yazılı belge olmadığı, davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacının yemin teklifi üzerine davalı …’in davacıya verdiği borca karşılık senedin kendisine ciro edildiğine, tahsil için ciro edilmediğine ilişkin yemin ettiği anlaşılmış olup, davacının senedi davalıya tahsil amacıyla verdiğini, ayrıca hile ile alındığını ve birleştirilen davanın davalısı …’ın da kötüniyetli ve davacıyı zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın ve birleşen davanın davalısının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve birleştirilen davanın davalısı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleştirilen davanın davalısı …’ın temyizi yönünden; Somut olayda ihtiyati tedbir kararıyla birleştirilen davanın davalısı …’ın alacağına kavuşturulması geciktirildiğinden İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle birleştirilen davanın davalısı … yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.