YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12041
KARAR NO : 2009/8682
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya tıbbi malzeme sattığını, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının 8.223.14 YTL asıl alacağa itirazının iptaline,%40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava konusu olan miktarın 7.557.00 YTL’lik kısmına ilişkin fatura bedellerinin muaccel hale gelmediğini, 1.448.08 YTL’lik kısmının ise takip tarihinden önce davacıya ödendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu 1.11.2006, 10.11.2006 ve 21.11.2006 tarihli faturaların toplamı olan 7.557.84 YTL alacağın muaccel olmadığı, davacının 8.223.14 YTL için dava açtığı, geriye kalan 665.30 YTL’lik bölüme yönelik itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacak 665.30 YTL’ye takip tarihinden itibaren %25’i geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takibin devamına, davanın kabul edilen bölümü için %40 icra inkar tazminatının davalıdan, reddedilen bölümü için %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2008 yılında verilen kararlar için 1.250.00YTL’ye çıkarılmıştır. Mahkemece davalı aleyhine hükmedilen tutar 665.30 YTL olup, temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden temyiz eden davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacının temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.