Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12066 E. 2009/8687 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12066
KARAR NO : 2009/8687
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı malların bedelini davalının satış elemanı dava dışı …’a toplam 13.685.00 YTL bedelli bonolarla ödeme yaptığını, ancak anılan kişinin bu senetleri davalı şirkete göndermek yerine, kendisinin tanzim edip imzaladığı senetleri gönderdiğini, müvekkilinin bu kişiye yaptığı ödemeyle borcundan kurtulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacıya gönderdiği mutabakat yazısına davalının verdiği cevapta hesap mutabakatında belirtilen senetlerin kendisine ait olmadığını, ödemelerini senet düzenleyerek yaptığını belirttiğini, ancak davacının ödemelerine karşılık …’dan tahsilat makbuzu alması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı ile davalı arasında un alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıdan aldığı unlara karşı düzenlenen 2 adet fatura karşılığında 8 adet senedi davalının satış temsilcisi dava dışı …’a teslim ettiği ve bedellerini ödediği, davalı şirketin satış temsilcisi … ve … isimli şahısların müşterilerden aldıkları paraları gizledikleri ve sahte senetler düzenleyerek davalı şirkete gönderdikleri, satış temsilcisinin beyanında davacının davalıya borçlu olmadığını belirttiği, davalı adına davranma yetkisine sahip anılan kişilerin aldıkları senetleri başkalarına ciro edip tahsilat yaptıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu 2 adet toplam 13.685.50 YTL fatura alacağından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava İcra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin olup yerel mahkeme kararının hüküm kısmının birinci bendinde davanın kabulüne karar verildiği halde 3 ve 5.bentlerinde kısmen kabul kararı verilmiş gibi hükümlere yer verilmiştir. Bu durumda kendi içinde çelişkili olan hükmün HUMK’nun 388.maddesine aykırı olması nedeniyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.