YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12371
KARAR NO : 2009/9367
KARAR TARİHİ : 14.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 23.08.2007 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalı şirketin mülkiyetinde bulunan (2) taşınmazın 750.000.00 USD bedelle, müvekkili şirkete satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin 100.000.00 USD peşinat bedelini ödediğini, bakiye 650.000.00 USD’nın ise taşınmaz üzerinde kurulu ipoteklerin kaldırılmasından sonra yapılacağının sözleşmede kararlaştırıldığını, satımın yapıldığı, 31.10.2007 tarihinde müvekkili şirketin satım bedelinin tamamı olan 750.000.00 USD karşılığı Türk Lirasını davalıya gönderdiğini davalının da peşinat olarak aldığı, 100.000.00 USD’yi müvekkili şirkete iade ettiğini, davalının müvekkilinin ödediği 750.000 USD bedelin ipoteklerin, kaldırılmasına yetmediğini ifade edip, ipotek lehtarı dava dışı bankanın, ipoteklerin fekki için 53.000 YTL daha para talep ettiğini, müvekkiline bildirdiğini müvekkilinin de, davalı firmanın,davadışı alacaklıya bankaya ipotek borcu için ipotek fek bedeli olarak 53.000 YTL bedeli ilgili banka şubesine gönderdiği ve bu surette ipoteklerin kaldırıldığını, bu paranın satım bedeline dahil olmadığını, ipoteklerin terkini için gönderildiğini, ancak davalının satış faturasına bu bedeli de dahil etmesi üzerine, faturanın noter ihtarı ile iade edildiğini davalının müvekkilinden aldığı 53.000 YTL’yi iade etmediğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek bu bedelin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, ayrıca sözleşme uyarınca davacının herhangi bir nedenle hak iddia edip zarar ve ziyan talebinde bulunamayacağını ve tapu devir işlemlerine başlanabilmesinin ön şartının ipoteklerin fek edilmesi olduğunu, davacının gönderdiği 53.000 YTL’nin satım bedeline dahil olduğunu, sözleşmenin toplam tutarının 940.000 YTL bulunması nedeni ile davanın haksız açıldığını öne sürerek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında akdedilen gayrimenkul satım vaadi sözleşmesinde iki taşınmazın satım bedelinin 750.000 USD olarak kararlaştırıldığı, ayrıca satım işleminin taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasından sonra yapılacağı hususunun kabul edildiği, ipoteklerin kaldırılması yükümlülüğünün davalıya ait olmasına rağmen davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, bunun üzerine davacı tarafından ipoteklerin fekki için ipotek alacaklısı bankalar adına hareket eden dava dışı İş Bankasına 53.000 YTL gönderildiği ve bunun üzerine ipoteklerin kaldırılıp satımının gerçekleştirildiği, dava konusu bu bedelin satım tutarına dahil olmayıp, davalı tarafından iade edilmesi gerektiği nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.