YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12393
KARAR NO : 2009/8371
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’ın müvekkili bankanın ….., şubesinden 01.05.1997 tarih ve 3000 TL bedelli kredi sözleşmesine dayanarak kredi kullandığını, diğer davalı şirketin sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 05.01.1998 tarihinde katedildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayan davalılar aleyhine başlatılan takipte ödeme emrinin borçlulara 14.03.2005 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına karar verildiğini, itirazında adres bildirmeyen davalıların itirazının geçersiz olduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da gelmemişlerdir.
Mahkemece davacı bankanın 2.162.481.999 TL alacağı bulunduğu, hesabın katedildiği tarihten temerrüt tarihine kadar %110, temerrüt tarihinden itibaren %140 faiz istenebileceği gerekçesiyle davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %40’ı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tebligat,tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır.İtirazın iptali davasına esas icra dosyasında ödeme emri borçlulara ilânen tebliğ edilmiş, icra mahkemesince tebliğ işlemi iptal edilerek tebligatın 14.03.2005 olarak düzeltilmesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.İtirazın iptali davasında dava dilekçesinin davalı …’a Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiği belirtilmişse de yapılan tebliğ işlemi Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi Tebligat Tüzüğünün 28.maddesi hükmüne uygun değildir. Mahkemece anılan davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeden davaya devam edilerek karar verilmesi usule aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı bankanın hesabın katedilmesine ilişkin 05.01.1998 tarihli ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğine ilişkin kayıt bulunmamaktadır.Bu durumda davalıların takipten önce temerrüde düştüğü tespit edilmeden 16.01.1998 tarihinden itibaren %140 temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli değildir.
Yapılacak iş, davacı banka alacağına takip tarihine kadar akdi faiz, takipten sonra temerrüt faizi uygulanmasına karar vermekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeden yazılı olduğu şekilde temerrüt faizine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.