Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12397 E. 2009/522 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12397
KARAR NO : 2009/522
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının dayandığı rehnin geçersiz olduğunu, aracın kime yediemin olarak verildiğinin bilinemediğini, aracın paraya çevrilme tarihine kadar rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişilmediğinden bu hakkın kaybolduğunu, davalının aracın satışından on bir ay sonra bu takibe giriştiğini, sıra cetvelinin yapıldığı tarih itibariyle davalı alacağının hesaplanmadığını, zira başka teminatlar nedeniyle yapılmış tahsilâtlar olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, bedeli paylaşıma konu aracın trafik siciline şerh verilmek suretiyle rehnedilmesinde yasaya aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Türk Medeni Kanunu’nun 940/II nci maddesine uygun biçimde trafik siciline şerhedilen rehnin geçerli olmasına göre, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Bedeli paylaşıma konu araç üzerinde, davalı şirket yararına rehin hakkı tesis edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 138 nci maddesine göre sıra cetveline esas alacakların belirlenmesi, satış tarihi dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu tarihten sonra alacakta meydana gelen artışlar, rehin ya da haciz konusu malın bedelinden karşılanamaz. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın rehinden fazla olduğu belirtilmekle yetinilmiş ise de, yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde denetime elverişli bir hesaplama yapılmamıştır. Diğer taraftan davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2902 sayılı takip dosyasından tahsilât yapıldığı ve davalının alacağının bu oranda azaldığı yönündeki davacı itirazlarının değerlendirilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.