YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1254
KARAR NO : 2008/8576
KARAR TARİHİ : 19.09.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13/07/2007
Nosu : 2005/325-2007/381
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı banka vekili Av. … Ertunç gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı banka ile davacının ortağı olduğu dava dışı Ufuk Çit San. Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı davacının sözleşmenin müteselsil kefili olduğu sözleşme uyarınca nakdi kredi kullandırıldığı, ayrıca teminat mektupları verildiği, kredinin teminatı için davacının eşinden ipotek alındığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava banka tarafından teminat mektupları tutarının depo edilmesi ve kredi borcunun tahsili için yapılan ve kesinleşen takiplere karşı borçlu olunmadığının tespiti ve takipler nedeni ile uğranılan manevi zararın tazminine ilişkindir.
Davalı vekili aynı alacak ile ilgili tahsilde tekerrür olmamak üzere değişik takip yollarına başvurulmasında yasal engel olmadığını teminat mektupları iade edilmedikçe riskin devam ettiğini, borcunu ödemeyen ve borçlu olan davacının manevi tazminat isteme hakkı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre bankanın takiplerde tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydını düştüğünü İİK.’nun 45. ve 167. maddeleri uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yanında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasında yasal bir engel bulunmadığı, bankanın takip tarihi itibari ile talep ettiği miktar kadar alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 23.684.00 YTL’ lik menfi tespit 10.000.00 YTL manevi tazminat istemi ile açılmıştır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 bendi uyarınca manevi tazminat davasının tamamen reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedileceği belirtilmiş olup, toplamda hükmedilecek vekalet ücreti 3.018 YTL olması gerekirken red edilen manevi tazminat tutarı için de nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yer alan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “3.494” rakamının karardan çıkartılarak yerine “3.018” rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacı alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.