YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12732
KARAR NO : 2009/10073
KARAR TARİHİ : 03.11.2009
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten 40.000.00. Euro bedel karşılığında noterde düzenlenen sözleşme ile araç satın aldığını, peşin olarak 14.000.00.Euro verip, kalan 26.000.00 Euro için on üç adet sıralı her biri 2.000.00 Euro değerinde senet verdiğini, sadece 30.6.2006 tarihli senet borcu kaldığını, ancak davalının aleyhe icra takibine başladığını, takip dayanağı olan ve davacıyı borçlandıran vekaletnamelerin yok hükmünde olduğu gibi, yetkisiz vekil ve avukat marifetiyle takibin kesinleştirip, hacze başlandığını belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.2.2006 tarihli dilekçesi ile icra dosyasında araç satıldığından, icra dosyasına yatan miktarın istirdadını istemiştir.
Davalı vekili, oto alım-satım işiyle uğraşan davalının, davacıya davaya konu aracı 40.000.00 Euro’ya satıp, 14.000.00 Euro’sunu peşin aldığını, bakiye 26.000.00 Euro’nun tahsili için icra takibine başlandığını, davacının senet vermediğini, borcunu ödemediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, noterde düzenlenen vekaletnameler, noterde düzenlenen araç satım sözleşmesi, icra dosyası, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, davacının dava dışı şirketten araç satın aldığı, bedelin bir kısmını peşin ödeyip, kalan tutar için senetler verdiği, bu senet bedellerini dava dışı şirkete ödeyip ibraname aldığı, davacının araç bedeliyle ilgili borcu kalmadığı davalının aracı davacıya sattığını kanıtlayamadığı, vekaletnamedeki yetki aşımı ve davalı savunmasını çürüten araç satış sözleşmesi, fatura, ibra belgesi karşısında davalının alacağının varlığını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız tahsil edilen 14.045.03.-YTL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının takipte kötüniyeti açıkça sabit olmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı vekilinin temyizi davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yararlarına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
İİK.nun 72/VI maddesi hükmü gereğince menfi tespit davası devam ederken borçlu (davacı) nun borcu ödemek zorunda kalması nedeniyle kendiliğinden istirdat davasına dönüşen davanın yargılaması sonucu davanın kabulüne karar verilmesi durumunda davacı yararına haksız ve kötüniyetli takip yapan ve aynı şekilde ödeme yapılmasını sağlayan davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi hükmü gereğince yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2.fıkrasında yer alan “davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine” sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine “İİK.nun 72.maddesi gereğince takibinde haksız ve kötüniyetli olan davalıdan 43.654.00.-TL.nın % 40’ı oranında tazminatın tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına ve yerel mahkeme hükmünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.