Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1276 E. 2008/9718 K. 17.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1276
KARAR NO : 2008/9718
KARAR TARİHİ : 17.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kurumun abonesi olan müvekkilinin kontür sistemi ile satın alıp parasını önceden ödediği suyu kullandığını, 2003 yılı Ekim ayı içerisinde kartlı sayaç kullanan abonelere daha önce hesaplamalarda yanlışlık yapıldığı iddiası ile fark faturası adı altında tahakkuk yapıldığını, yapılan itirazın sonuçsuz kaldığını, kurumun kendi hatasından kaynaklanan maliyetin abonelere yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile haksız ödenen 4.118.000.000 TL’ nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı aboneden istenen fark bedelinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıdan kullanmadığı suyun bedelinin istenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının su sayacındaki kontör bilgileri ile davalı kurumun bilgisayar sistemindeki bilgilerin uyumsuzluk gösterdiği ve yazılım hatası nedeni ile su tüketiminin arttığı 2.kademe üzerinden kontör atması gerektiği yerde hep 1.kademeye göre ücretleme yapıldığı, bu nedenle tarifeye göre olması gereken ücret ile kontör aracılığı ile ödenen su bedelinin uyumsuz olduğu, davacının kullandığı su kadar bedel ödemediği, bu durum davacının kusurundan kaynaklanmasa da davacının tükettiği su bedelinden sorumlu olacağı gerekçesi ile … olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının su abonesidir. Abonelik ilişkisinde önceleri kullanılan su bedeli fatura edilip aboneye tebliğ edildikten sonra tahsil edilmekteyken sonradan kontörlü sayaç sistemine geçilmiş ve abone kontör bedelini peşinen ödeyip kartına yükledikten sonra suyu kullanma durumuna geçmiştir. Davalı idarenin bu şekildeki sistem değişikliğine rağmen eski tarifeyi uygulaması doğru olmadığı gibi esasen davacı bedelini peşin ödemek suretiyle kontör yüklü kartını alıp kullandığına ve böylece taraflar edimlerini karşılıklı olarak ifa ettiklerine göre Dairemizin 13.2.2007 tarih 2006/7364 Esas, 2007/1228

2008/1276 2008/9718

Karar sayılı kararında da benimsendiği gibi davalının sonradan fark faturası düzenlemesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davalı idarenin kartlı sisteme geçen abonelerine bilgisayara yapılan hatalı yükleme sonucu çıkardığı fiyat farkı faturasından ötürü davacının borçlu olunmadığına ilişkin olarak açtığı menfi tesbit davasıdır.
Davacı vekili, müvekkilinin BD26782987 nolu sözleşme ile davalı kurumun abonesi olduğunu, kontür sistemiyle su alıp, parasını ödediğini, 2003 yılı Ekim ayı içerisinde davacı idarece bilgisayar sisteminde hata olması nedeniyle ücretin yanlış hesaplandığını, yapılan yeni hesaplama sonucu 4.118.000.000 TL ek fatura tanzim edilip davalıya gönderildiğini, bu faturanın ise kademeli fiyat farkından kaynaklandığının belirtildiğini, müvekkilinin bu konuda hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare, 2003 yılından itibaren KSUB’u kaldırıp yerine kartlı sisteme geçtiğini,ancak bilgisayar sisteminden kaynaklanan hata nedeniyle abonelerine en düşük … fiyatı olan birinci kademe fiyatından hesaplama yapıldığını, bunun sonucu olarak abonelerinin aldıkları … bedellerinden fazla su kullandıklarının belirlenmesi üzerine, eksik tahakkuk miktarının tahsili için ek fatura tanzim edildiğini, abonelerinin olayda kusurlarının bulunmaması nedeniyle gecikme faizi ve cezası tahakkuk ettirilmeyip, fatura bedelinin taksite bağlandığını, bu bakımdan yersiz açılan davanın reddini istemiştir.

Sözleşme yapılırken tarafların iç iradeleriyle,açıklanan iradeleri arasındaki ve bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın, esaslı hata olarak kabul edilebilmesi için uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa kabul gören düşünce,hem yanılgıya düşen taraf yönünden (sübjektif unsur),hem de … hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur)açısından hataya düşülmeseydi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağıdır. Bu koşulların varlığı halinde,hataya düşen taraf,sözleşmeyi geçersiz saymaktansa sözleşmenin kuruluş amacına uygun hale dönüştürmek yolunu tercih etmelidir.(Y1HD.13.10.1998,1998/8883-10383 sayılı karar gerekçesinden )
Kamu hizmeti yürüten davalı kurum abonelerine aradaki sözleşme hükümlerine göre su satışı yapmakta olup, sözleşme hükümleri uyarınca hazırlanan su tarifesini bilgisayara hatalı yükleme ile esaslı hata yapmış ve bunun sonucu olarak da davacı aldığı kontörle kullanması gereken sudan fazla miktarda suyu bedel ödemeden kullanmış duruma geçmiştir.
Davacının kartına belli miktarda konturu yüklemiş olması davacının davalı kurum ile yapmış olduğu abonelik sözleşmesinin göz ardı edilmesini gerektirmez. Davacı abonelik sözleşmesine dayanan ve hatalı yüklenen bilgisayar programı sonucu aldığı konturdan fazla su kullandığı anlaşılmış bu suretle sebepsiz zenginleşmiştir.
Kontör kartı aradaki abonelik sözleşmesine dayandığından alınan kontörü BK’nun 182. maddesi uyarınca “olay tarihindeki yürürlükte bulunan su tarifesi gereğince alması gereken su miktarı ile geçerli “ olarak kabul etmek gerekir.Kademeli su tarifesi yönetmeliğine göre parasını ödemediği halde, kullandığı su miktarı karşılığı 5.118.000.000 TL ile ilgili ek tahakkuk faturası hakkında peşin ödeme kuralını uygulamak yasal olarak da mümkün değildir.Bunu … sürmek TMK’nun 2. maddesindeki iyi niyet kuralları ile de bağdaşmaz. Belirtilen nedenler karşısında davacının davası yerinde değildir. Mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan … çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.