Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12828 E. 2009/8319 K. 16.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12828
KARAR NO : 2009/8319
KARAR TARİHİ : 16.09.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanca 06.03.2006 tarihli şartname ile 13.03.2006 tarihinde ihaleye çıkartılan 40 ton kalsme edilmemiş petrol koku alımı işine 22.03.2006 tarihinde teklif veren müvekkili şirketin bu ihale için … Şubesinin 10 Mart 2006 gün ve 105312 seri nolu 25.000 USD tutarlı bir adet geçici teminat mektubunun davacı yana verdiğini, ancak teklifin verilmesinden sonra iki buçuk ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen ihale sonucunun belirsizliğinin sürdüğünü, davalı şirketin ihaleyi kabul veya ret konusunda beyanda bulunmaması nedeniyle müvekkili şirketin zorunlu olarak teklifinden rücu ettiğini, durumu ihtarnameyle davalı tarafa bildirdiğini, buna rağmen 06.06.2006 tarihinde davalının teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini iddia ederek 25.000 USD’nin devlet bankalarının 1 yıllık döviz mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranından faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacı şirketin ihale şartlarını bizzat kabul ederek şartnameyi imzalayıp, ihale hükümleri gereği dava konusu geçici teminat mektubunu verdiğini, ihalenin davacı şirkette kaldığını, durumun hemen davacı şirkette telefonla bildirildiğini ve sözleşme yapmak üzere 18.05.2006 tarihinde davacının davet edildiğini, davacının sözleşme yapmak için gelmemesi üzerine 24.05.2006 tarihli ihtarname çekilerek 31.05.2006 tarihine kadar sözleşme yapılması gerektiğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin 14.03.2006 tarihli ihtarname ile davacıya son kez 3 günlük süre verilerek sözleşme yapması aksi takdirde sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedilmiş sayılacağı geçici teminatın irad kaydedileceğinin bildirildiğini, davacı şirketin ihtarnameye cevap vermeyerek geçici teminatın nakde çevrilmesini zimni olarak kabul ettiğini, geçici teminatın nakde çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının sözleşme yapmaması nedeniyle yeniden ihale yapıldığını ve müvekkili şirketin zarara uğradığını iddia ederek 10.000.00 YTL menfi zararın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı şirketin icapçıya normal düşünme ve karar verme süresini aşarak geç cevap verdiği, bu nedenle icapçının icabı ile bağlılıktan kurtulduğu, davacının icabındaki teslim süreleri gözönüne alındığında davalının kabulü sözleşmeye uymayıp sözleşmenin uygulanmasını imkansız hale getirdiği, bu hali ile davacının sözleşme ile bağlı olmadığı, bu nedenle davalı şirketin teminatı haksız yere paraya çevirdiğinden, iki ihale arasındaki farktan da sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.