Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1337 E. 2008/9352 K. 10.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1337
KARAR NO : 2008/9352
KARAR TARİHİ : 10.10.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından ve davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, reddedilen miktar nedeniyle karar kesin olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın da davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiş, reddedilen miktar kesinlik sınırı altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekili bu kararı da süresinde temyiz etmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırının hüküm tarihi itibariyle 1.170.00.-YTL.ye çıkarıldığı ve reddedilen bölümün bu miktarın altında kaldığı gözetilerek mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan 24.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davalı borçlunun 5464 sayılı Yasanın geçici 4.maddesine göre bankaya müracaatı olduğuna dair bir belge ve bu yasa gereği bankaya ödenmiş herhangi bir taksit bulunmadığı, bu nedenle söz konusu yasadan yararlanamayacağı belirtilerek davacı banka alacağı saptanmıştır.
Davalı temyiz dilekçesinde, 5464 sayılı yasa uyarınca bankaya müracaat ettiğini, borcun taksitlendirildiğini ve taksitler halinde borcu ödemeye başladığını belirterek, temyiz dilekçesine ekli ödeme planı ve birtakım ödeme belgeleri sunmuştur.

Bu durumda mahkemece 5464 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde davalının, bankaya başvurusu bulunup bulunmadığı, bulunmuşsa ne gibi işlem yapıldığı hususları üzerinde durulup, değerlendirme yapılarak, yeni bir bilirkişiden ayrıntılı incelemeyi içeren Yargıtay denetimine açık rapor alınarak, deliller hep birlikte irdelenip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ….12.2007 tarihli yerel mahkeme kararının onanmasına, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle esas hakkındaki hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,10.10 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.