YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/140
KARAR NO : 2008/6452
KARAR TARİHİ : 12.06.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davacının şahıs işletmesi sahibi olduğunu, müvekkilince davalıya 2002 ile 2003 yıllarında mal satıldığını, ne var ki davalının zamanla borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, bunun üzerine bankalardan çek karnesi alamayınca yanında çalışan … isimli şahsa çek karnesi aldırıp, onun keşide ettiği çekleri ciro etmek suretiyle kendilerine verdiğini, bunların da karşılıksız çıkmasından sonra icra takibine giriştiklerini fakat adı geçenin ciro imzalarını inkar ettiğini ileri sürerek 137.526,64 YTL. alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili bu miktarda borçlarının bulunmadığını, davacının iddialarının da doğruyu yansıtmadığını, müvekkilinin davacı şirketi tanımadığı gibi iddia konusu çeklerden de haberdar olmadığını, nitekim imzaların müvekkiline ait olmaması üzerine icra takibinin iptal edildiğini, …’ın geçmişte müvekkilinin yanında çalıştığını ancak yetkili olmadığını, davacı ile adı geçenin el birliği içinde müvekkilinden haksız kazanç sağlamaya çalıştıklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, karşılıklı kayıtlar arasındaki bakiye farkının 100.000,-YTL.lik kısmının, davalının ettiği yemin içeriğine göre nakten ödenmesi üzerine oluştuğu; kalan kısmın ise takip konusu edilen çeklerde davalıya atfedilen ciro imzalarının, adı geçenin eli ürünü olmaması nedeniyle davacı yanın alacağı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda bir kısım çeklerin davacıya intikal ettirildiği yazıyorsa da, bu husus raporun Yargıtay denetimine imkân sağlayacak şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Diğer taraftan bu rapor davalının itirazına uğramıştır. Bu durumda mahkemece itirazlar da gözetilmek suretiyle yeni ve detaylı bir rapor aldırılmak ya da yeni bir bilirkişi incelemesine gidilmek gerekirken bu noktanın gözden kaçırılması doğru değildir. Öte yandan davalı tarafından eda edilen yeminin, ödeme makbuzunun mükerrerliğine ilişkin olması gerekirken, adı geçenin davacıya 100.000,-YTL. borcu bulunmadığı şeklinde eda ettirilmesi de ispat bakımından yeminden beklenen sonucu doğurucu nitelikte değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.