YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1464
KARAR NO : 2008/8386
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 15/02/2007
Nosu :501-24
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin genel kredi sözleşmesine dayalı alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi müşterisi Kadir Galip Aytürk’ e kefil olduğunu, 100.000.000 TL’ lik genel kredi sözleşmesini imzaladığını , kredi limitinin 4.000.000.000 TL’ ye, 6.000.000.000 TL’ye ve 10.000.000.000 TL’ ye çıkarılmasına ilişkin ek zeyillerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, limitin 300.000.000 TL, 700.000.000 TL ve 1.250.000.000 TL’ ye çıkarılmasına ilişkin zeyilnamelere ise sözleşmeye ilgi tutulmadığı için itiraz ettiklerini, asıl borçlunun ödemeleri dikkate alındığında müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, faiz oranlarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 1.250 YTL’si asıl alacak olmak üzere toplam 1.275.10 YTL üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren % 42,5 oranında faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temerrüt faizi taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 41. maddesinde “müşteri, bankaya olan borçları sebebiyle temerrüde düşmesi halinde, temerrüt tarihinden borcun tamamen ödendiği tarihe kadar geçecek süre için nakdi kredilerde, genel kısa vadeli kredilere uygulanan en son faiz oranının % 25 fazlası… nispetinde temerrüt faizi ve bunun BSM vergisini ödemeyi kabul eder.” şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece anılan sözleşme hükmü doğrultusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış, davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle uyguladığı kısa vadeli krediler için faiz oranları araştırılmadan rapor alınmıştır. Bu yönden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından reddedilen kısım üzerinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı.