Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1474 E. 2008/9396 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1474
KARAR NO : 2008/9396
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin önceki ortağı ve yasal temsilcilerinden biri iken şirketteki hisselerini dava dışı üçüncü kişilere 26.05.2005’te satış sözleşmesi ile devrettiğini, ancak davalının iki adet senedi yetkisi olmadığı halde müvekkilini borçlu, kendisini alacaklı göstererek düzenlediğini, müvekkili şirketin borç altına girebilmesi için müşterek imza gerektiğini belirterek müvekkilinin senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketteki % 50 hissesinin % 25’ini Vedat Turgay’a % 25’ini de şirketin diğer ortağı…’a devrettiğini, 26.05.2005 tarihli protokolle… tarafından bir kısım borçların üstlenildiğini, dava konusu senetlerin de… tarafından ödenmek üzere üstlenilen borçlar arasında yer aldığını, senetlerin davacı şirketçe ciro edildiğini, bu ciro gereği müvekkilinin ciroyu imzaladığını, davacının senetleri ödememek maksadıyla bu davayı açtığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 26.05.2005 tarihli protokole göre dava konusu senetlerin… tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokol tarihinde davacı şirketin davalı ve dava dışı… tarafından birlikte atacakları imza ile borç altına sokabilecekleri, protokolde…’ ın imzasının ve dava konusu senetlerin ödeneceğinin kabul ve taahhüt edilmesi ile senetlerin davacı şirket yönünden geçerli hale geldiği, dava dışı…’ ın muvafakatı ile çift imzanın tamamlandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, senetler nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu senetlerde keşideci olarak davacı şirket kaşesi ve altında davalı … imzası bulunmaktadır. Dosyada mevcut Ticaret Sicil gazetesi içeriğinden senetlerin tanzim tarihinde davacı şirketi davalının … başına temsile yetkili olmadığı, başka bir ifade ile şirketin iki imza ile temsil edildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin gerekçesine konu edilen protokolde ise …’ ın borçlarının dava dışı… tarafından ödeneceğinin belirtildiği görülmüştür. Anılan protokolde davacı şirketin borçlarının üstlenildiğine yada dava konusu senetteki borç yönünden icazet verildiğine ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.