Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1516 E. 2008/8634 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1516
KARAR NO : 2008/8634
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 31.10.2007
Nosu : 1305-2231

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya otuz adet elektrik tablosu satıp teslim ettiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcun dayanağı olarak gösterilen faturada belirtilen malları satın ve teslim almadığını, diğer faturanın da vade farkı faturası olduğunu, asıl borcu kabul etmemeleri nedeniyle bu faturayı da kabul etmediklerini, faize faiz işletildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yemin davetiyesinin davalının ödeme emri tebliğ edilen adresine tebliğinin yapılamadığı, davalı vekilince de yemin konusunda yetkili şahıs ya da şahısların hazır bulundurulmadığı, bu tutumun davayı uzatmaya yönelik olduğu yönünde kanaat oluştuğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça davalıya yemin teklif edilmiş ise de, çıkarılan yeminin davetiyesinin tebliğ edilemediği görülmüştür. Davacı tarafından teklif edilen bu yemin taraf yemini niteliğindedir. Davalının yeminden çekilmiş sayılmasının kabulü için usulüne uygun olarak düzenlenmiş yemin davetiyesinin tebliğ edilmesi ve buna rağmen yemin etmek üzere duruşmaya gelmemiş olması gerekir. Öte yandan davalının duruşmalara gelmemesi tek başına kötüniyetli olduğunu göstermez. İspat külfeti kendisinde olan davacı, davasını kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.