Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1788 E. 2008/8646 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1788
KARAR NO : 2008/8646
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 19/06/2007
Nosu :2398-1295
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, elektrik abonelik sözleşmesine istinaden muhtelif tarihlerdeki tüketim bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibine giriştiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ikinci fatura döneminden itibaren sonraki faturalarda uygulanan gecikme zammı için idarenin kendileri ile birlikte kusurlu olduğunu, gecikme zammı talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl alacak miktarının 571.00 YTL olduğu, KDV vergisinin üretilen mal veya üretilen hizmet karşılığı olarak tahakkuk ettirilmediği, gecikme cezasının yasanın öngördüğü anlamda mal ve hizmet niteliğinde olmadığı gerekçesiyle takibin 571.00 YTL’lik kısmına yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu borç elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmakta olup, tarifeler gereğince hesaplanması olanaklı olduğundan, tüketim bedeli ve eklentilerinden doğan alacağın likit bulunduğunun kabulüyle itirazında haksızlığına karar verilen borçlunun İİK.’nun 67/2. maddesi gereğince icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulması gerekir.
Tarifeler Yönetmeliğinin 57. maddesinde enerji tüketim bedellerinin faturada belirlenen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde ödenmeyen tüketim bedeline uygulanacak gecikme faizi oranının 6183 sayılı kanunda gecikme için öngörülen oranlar esas alınarak hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, davacının gecikme zammı ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 24. maddesine göre gecikme zammı vergi matrahına dahil olduğundan hesaplanan gecikme zammı için KDV isteminin kabulü gerekirken, benimsenen bilirkişi raporuna aykırı görüşle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.