Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/180 E. 2008/7482 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/180
KARAR NO : 2008/7482
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava haksız fesih iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmede, müvekkiline akdi her zaman ve sebep göstermeksizin feshetme yetkisi tanındığını, kaldı ki feshin haksız da olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre 6,553,35 YTL maddi tazminatın dava, 2.070,-YTL maddi tazminatın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 5.000,-YTL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle iddia edilen hususların ispatlanamamış olmasına göre manevi tazminat miktarının eksikliğine ilişkin olarak davacı yanın; sözleşmede tek taraflı fesih yetkisinin verilmiş olması halinde dahi bu hakkın Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde anlamını bulan kötüye kullanma sayılabilecek bir şekilde kullanılamayacağı noktasında da davalı yanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yanın temyiz itirazı kiraladığı depo için ödediği kira bedelinin davalıdan tahsili isteminin hatalı gerekçe ile reddedildiğine yöneliktir. Bu durumda mahkemece davalının kiraladığı depoyu konu alan sözleşmenin, süresinden önce feshi halinde dava dışı kiralayana ne miktarda tazminat ödeyeceği saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
3- Davalı vekili davacı yanca portföy tazminatı istenemeyeceğini savunmaktadır. Portföy tazminatı genel olarak, tek satıcı tarafından sağlanan müşteri çevresine ilişkin kayıpları ifade etmekte olup, somut olayda davacının tek satıcı olmadığı gerek sözleşmeden ve gerek bayilik süreci içinde aynı dönemde farklı kimselerle de davalının sözleşme yapmış olmasından anlaşıldığına göre, davacının bu kalem alacağı istemeye hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan durum karşısında davacı yararına portföy tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
4- Her ne kadar davacı yanca yargılama gideri, vekalet ücreti ve harca yönelik de temyiz itirazları ileri sürülmüşse de, bozma nedenine göre bu itirazların incelenmesine şimdilik yasal olanak bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı, (3) sayılı bentte açıklanan nedenle de davalı yararına BOZULMASINA, (4) sayılı bentte açıklanan temyiz itirazları bakımından, bozma nedenlerine göre şimdilik inceleme yapılmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.