YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1857
KARAR NO : 2008/3630
KARAR TARİHİ : 07.04.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … …’ın ölümüyle davalılara intikal eden dükkanda kiracı olduğunu, 1.1.2003-31.12.2003 dönemi için kira bedelinin 5.000.000.000.TL olarak kararlaştırıldığını, yeni dönem artışın ise %40 oranında öngörüldüğünü, müvekkilinin 2003 yılı kira bedelini davalılardan …’a çek ile ödediğini bir sonraki dönem kira bedelinden düşmek üzere de 4.500.000.000.TL’yi …’a çeklerle ödediğini, ancak davalıların kira bedelinin ödenmediğinden bahisle müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilince takibe yapılan itirazın kaldırılması için davalı yanca açılan davanın derdest olduğunu, 2004 yılı kira bedeli olarak belirlenen 7.000.000.000.TL’den kalan 2.500.000.000.TL’nin de icra dosyasına ödendiğini belirterek, ödeme emrinde istenen 4.792.000.000.TL’den müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekleri kira dışı bir ilişkiden … borcunu ödemek için verdiğini, çeklerin kira bedeliyle bir ilgisi bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.6.2006 günlü ilamıyla davalının çeklerin başka bir alacak ilişkisi nedeniyle verildiği yönündeki savunmasını kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşüldüğünden bahisle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davacının takip dosyasında asıl alacağın 2.000 YTL’lik kısmından dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında,kural olarak çekin bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, davacının çeklerin kira borcuna karşılık verildiğini iddia ettiği, davalının ise dava konusu çeklerin başka bir ilişki nedeniyle verildiğini savunduğu, bu durumda ispat külfetinin davalıda olduğu ve savunmasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bu yönün gözetilmeksizin ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülmesinin bozmayı gerektirdiği hususları belirtilmiştir.
Bu durumda davalı …’nin bu çeklerin başka bir alacağa karşılık verildiği yolundaki savunmasını yazılı delille kanıtlaması gerekir.Davalı savunmasını kesin delillerle kanıtlayamamıştır.Her ne kadar çeklerden birindeki ciro imzasının davalı …’ye ait olmadığı vekili tarafından savunulmuş ise de bu husus bozma kararı kapsamı dışında olup kesinleşmiştir. Kesinleşen yönler bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.