YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1883
KARAR NO : 2008/8526
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 01/11/2007
Nosu :2007/159-2007/211
Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, ödeme emrinin usulsüz olarak yapılarak takibin kesinleştiği ve müvekkilinin banka hesabına haciz konularak takip tutarının bu hesaptan tahsil edildiğini, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibin haksız açıldığını belirterek, müvekkilinden tahsil edilen paranın faizi ile davalıdan tahsili ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının imzaya itirazının halen icra hukuk mahkemesinde incelendiğini, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği ve kısmi tahsilat yapıldığını, icranın halen devam ettiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu senetle icra hukuk mahkemesinde yargılaması devam eden senetlerin farklı olduğu, davacının aleyhine girişilen kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe süresi içinde itiraz etmediği ve davalı yanca borcu olmadığını yazılı delille ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu olan icra takibi, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip olup, bu takibe karşı itiraz edilmemiş olması menfi tespit ve istirdat davası açılmasına engel oluşturmadığından yerel mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olmadığı gibi, takibe konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı da iddia edildiğinden mahkemece bu yönler üzerinde durulup, araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması da ayrıca isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.