YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2092
KARAR NO : 2008/8407
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03/10/2007
No : 524/372
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 02.09.2003 ve 05.09.203 tarihli faturalarla davalıya mal satıp teslim ettiğini, davalının dış ticaret şirketi olduğunu ve malları ihraç kaydı ile satın aldığını, KDV ödemekten muaf olduğunu, ihracaata ilişkin belgeleri intikal ettirdiğinde müvekkilinin ödediği KDV’ yi vergi dairesinden iade alabileceğini belirtmesine rağmen davalı dış ticaret sermaye şirketi olmadığı için müvekkilinin KDV’ den muaf tutulmadığını, davalının sorumluluğu altında bulunan KDV ve gecikme zammı toplamının (8.493.59 YTL) tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu faturalarda gösterilen KDV tutarının davacının imalatçı olmaması, davalının ise dış ticaret sermaye şirketi vasfını haiz bulunmaması nedeniyle vergi mükellefi olan davacı satıcı şirketin ihraç kaydıyla düzenlenen faturalardaki KDV’ nin tecil ve terkin edilmesi yolundaki başvurusunun 3065 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucu davacının bağlı bulunduğu vergi dairesince reddedildiği, hal böyle olunca davacı satıcının gerek KDV tutarını ve gerekse de ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak gecikme zammını devlete ödemekle yükümlü bulunduğu, davacı henüz KDV tutarını ilgili vergi dairesine ödememiş ise de bu durumun alıcısının KDV’ yi satıcıya ödemekten kaçınmasının gerekçesi olamayacağı, davacı satıcının alıcıdan henüz KDV’ yi tahsil edememiş olmasının da faturalarda gösterilen KDV tutarını devlete ödemekten imtina etmesinin mazereti olarak ileri sürülemeyeceği, bu nedenlerle taraflar arasındaki aksi kararlaştırılmadığı için asıl vergi tutarından davalı alıcının verginin devlete vaktinde ödenmemesi nedeniyle tahakkuk etmiş ve edecek olan gecikme zammından ise basiretli davranmayan davacı satıcının sorumlu olmaları gerektiği, davalının sorumlu olduğu tutarın takip tarihi itibariyle muaccel olduğu, alacak likit olduğundan davacının tazminat talebinin yerinde bulunduğu, reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, itirazın 4596,10 YTL üzerinden iptali ile bu tutar üzerinden takip talebindeki diğer koşullarla takibin devamına fazla istemin reddine 1838,44 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.