Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/2205 E. 2008/8417 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2205
KARAR NO : 2008/8417
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26/12/2007
Nosu :175/719

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, kredi kartı alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı …, kefaletinin 100.00 YTL’ ye ilişkin olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu … bakımından itirazın 9.710.91 YTL asıl alacak 568.69 YTL işlemiş faiz 28.43 YTL %5 BSMV, 181.01 YTL ihtar masrafı olmak üzere toplam 10.498.46YTL üzerinden iptaline takibin asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %45,24 temerrüt faizi ve BSMV uygulanmak suretiyle devamına, diğer davalılar yönünden 500.00 YTL kefalet limiti 20.10 YTL temerrüt faizi, 1.05 YTL BSMV olmak üzere toplam 521.15 YTL’ ye yönelik itirazın iptaline, 500.00 YTL’ ye takip tarihinden itibaren %45,24 temerrüt faizi ve BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranında hesaplanan 3.884.36 YTL inkar tazminatının (asıl borçlu … dışındaki davalıların sorumlulukları 200.00 YTL ile sınırlı kalmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede açıkça gösterilmesi yada limit gösterilmemiş ise kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşme içeriğinden anlaşılabilmesi gerekir.Somut olayda sözleşmede kefalet limiti belli olmadığı gibi sözleşme içeriğinden kefilin sorumlu olacağı, belli bir miktarın mevcudiyeti de anlaşılmamaktadır. Ne var ki, davalı kefalet limitinin 100.00 YTL olduğunu savunmakla bu miktar limit dahilinde kalan borçtan sorumluluğu kabullenmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi reddedilen kısım üzerinden hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine nispi yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenelerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.