Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/2700 E. 2008/4889 K. 06.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2700
KARAR NO : 2008/4889
KARAR TARİHİ : 06.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ayıplı gayrimenkul satışı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabülüne toplam 11.773.50 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat istemi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 25.12.2001 tarihinde tapuda satılmış ve 30.05.2002 tarihinde fiilen teslim edilmiştir. Aynı tarihli teslim tutanağında alıcının taşınmazın sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak yapılmış olduğunu görerek kabul ettiği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca 30.05.2002 tarihli taahhütname ile alıcının taşınmaz üzerinde imara ve projeye aykırı imalat ve tadilat yapmayacağı taahhüt edilmiştir. Davalı satıcı, satılanın ayıplı olmadığını ve teslim tutanağında belirtildiği gibi ayıpsız olarak teslim edildiğini savunmuş ve davacının iddiasında yer alan olumsuzlukların verilen taahhüde rağmen davacının imar mevzuatına ve teknik şartnameye aykırı olarak yaptığı bir takım işlerden kaynaklanmış olabileceğini belirtmiştir. Nitekim davacının proje ve ruhsatına aykırı olarak inşaat yaptığı gerekçesi ile dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 18.07.2003 tarihinde … Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü tarafından … Tatil Tutanağı düzenlendiği dosyaya sunulan tutanak içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davalının savunmaları, 30.05.2002 tarihli teslim tutanağı ve aynı tarihli taahhütname üzerinde durulup, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak TTK.’nun 25/3.maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri de gözetilmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.