YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3087
KARAR NO : 2008/10702
KARAR TARİHİ : 06.11.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :05.10.2007
Nosu :299-410
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları kredi genel sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline,takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalılar ana paraya itirazları olmadığını, faiz oranlarının çok yüksek olduğunu bildirmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, icra dosyası, sözleşme, bilirkişi raporu, toplanan deillere göre davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptali ile takibin 55.189.09.YTL asıl alacak, %33.5 işlemiş faiz ve fer’ileri ile asıl alacağa takip tarihinden %90 oranında işleyecek faiz ile takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalı yandan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket, dava konusu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu, diğer davalılar ise müteselsil kefilleridir. Davalı şirketin davacıdan aldığı kredinin teminat olarak dava dışı … tarafından ipotek tesis edilmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. İİK.nun 45.maddesi uyarınca rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.
Mahkemece asıl borçlu olan davalı şirket bakımından anılan yasa hükmünün gözetilmemesi isabetsizdir.
Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, iddia ve savunma gözetilerek sözleşme hükümleri çerçevesinde banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.