Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3243 E. 2008/9842 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3243
KARAR NO : 2008/9842
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı idareye medikal malzeme sattığını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu … sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ödemelerin taraflar arasındaki şartnamenin 12.maddesine uygun olarak yapıldığını, davacının bu nedenle faiz isteyemeyeceği beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 02.12.2005 günlü bozma ilamında davalının temyizi yönünden ; davacının alacağına faiz talep edebilmesi için borçlu davalıyı temerrüde düşürmesinin gerektiği, bu yön araştırılmadan takipten öncesi için işlemiş faize hükmedildiği davadan sonra yapılan ödemeler yönünden davanın konusuz kaldığının gözetilmediği, davacının temyizi yönünden ise, davacının alacağının likit olduğu ve lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebinin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 9.205.84 YTL üzerinden %70 oranını aşmamak üzere reeskont faizi uygulanarak devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
a) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle davacı vekili 11.11.2006 tarihli dilekçe ile işlemiş faize ilişkin talebini atiye terk etmişse de davalının atiye terke muvafakat ettiğine ilişkin açık bir beyanının bulunmamasına ve davacı vekilinin 02.03.2007 tarihli oturumda alınan imzalı beyanı ile işlemiş faize ilişkin talebinden feragat ettiğini beyan etmiş bulunmasına göre, mahkemece işlemiş faiz yönünden davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında değinildiği gibi davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından takip konusu alacağa takipten sonra yapılan ödemelerin tarihlerine göre davacı yararına faiz uygulanması gerektiği gözetilmeden asıl alacak miktarı dikkate alınarak itirazın kısmen iptaline karar verilmesi ve bu miktar üzerinden faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
c)Dava tarihine göre borçlunun durumundaki haklılık durumu gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davadan sonra yapılan ödemeler düşülerek eksik icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; (1-c) bendindeki bozma nedenine göre davalının temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1-a) bendinde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (1-b) ve (1-c) bendinde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.