Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3362 E. 2008/10378 K. 31.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3362
KARAR NO : 2008/10378
KARAR TARİHİ : 31.10.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 02.07.1998 tarihli sözleşme yapılarak yaş üzüm alım satımı yapıldığını, anlaşma uyarınca müvekkillerinin yaş üzümleri üreticiden alıp, işleyip davalıya vereceğini, davalının da bedeli davacıya ödeyeceğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiğini, alınan yaş üzümleri davalının Badınca köyündeki işletmesine teslim ettiğini, davalının 46.093.819.000 TL eksik ödeme yaptığını, ihtara rağmen davalının ödeme yapmadığını … sürerek 46.093.819.000 TL’ nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacı ile sözleşme yapmadığını, 02.07.1998 tarihli sözleşmenin şirket kayıtlarında bulunmadığını, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin aldığı malların bedelini peşin ödediğini, davacının aldığı avans karşılığı olan malın tamamını davalıya teslim etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 02.07.1998 tarihli sözleşmenin … … ile… arasında imzalandığı, davanın taraflarının şirket olduğu, tarafların davacı ve davalı olarak taraf sıfatına sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava açarken dayandığı taraflar arasındaki akdi ilişki bulunduğuna ilişkin anlaşma başlıklı belgenin davacı şirket yetkilisi … …, davalı şirket temsilcileri … ve … … tarafından imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Belge içeriğinden … … tarafından işletmeye üzüm tedariki öngörülmüştür. Bu ilişki nedeniyle davalı şirkete üzüm teslimatı yapıldığı ve davalı şirket tarafından … …’ e 94.740.000.000 TL ödeme yapıldığı sabittir. Her ne kadar

2008/3362 2008/10378

davalı şirket bu üzümleri müstahsil makbuzları ile doğrudan üreticilerden aldığını savunmuşsa da müstahsil makbuzlarındaki imzaların üreticilere ait olmadığı bilirkişi incelemesi ve müstahsillerin beyanlarının yer aldığı belgeler ile sabittir. Kural olarak şirket adına düzenlenecek belgenin şirketi bağlaması için temsil yetkisi bulunanların imzalarını taşıması gerekirse de anlaşma başlıklı belgenin şirketler arasında yapıldığı belge içeriğinden ve dosyaya toplanan diğer delillerle anlaşıldığından anlaşma davalı şirketi bağlar. Bu durumda davalı şirket ticari defterlerine kaydettiği … …’ e yapılan ödemeyi başka bir ilişki nedeniyle yaptığını ispat edemediğine göre akdi ilişkinin davacı ve davalı şirket arasında kurulduğunun kabulü ile iddia ve savunma yönünde toplanan tüm deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.