Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3610 E. 2008/10763 K. 10.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3610
KARAR NO : 2008/10763
KARAR TARİHİ : 10.11.2008

Mahkemesi:Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 23.10.2007
No : 209-831

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait büroda kullanınlan 326 89 55 nolu telefonun müvekkili adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin 2004 ve 2005 yıllarında bürosuna hiç uğramamasına rağmen davalı kurumca yüklü tutarda tahakkuk ettirilen konuşma bedelinin icra takibine konularak müvekkilinden 3.800.44.-YTL. talep edildiğini, bu konuşmanın hatta dışarıdan girilerek yapıldığı kanaatini taşıdıklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, abonelik sözleşmesinin 20. ve 21.maddeleri uyarınca davacının takibe konu borçtan sorumlu olduğunu, fatura bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi 26.11.2004 tarihinde feshettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayın meydana gelmesinde tarafların 1/2’şer oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, takip nedeniyle davacının davalıya 1.900.22.-YTL. borçlu olmadığının tespitine ve fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının telefon abonesi olup, işyerine uzun süredir uğramadığı halde kendisi hakkında yüklü miktarda telefon ücreti tahakkuk ettirildiğini, bu hususun dışarıdan telefon hattına saplama yapılmasından kaynaklanmış olabileceğini iddia etmiştir. Bu yöndeki iddiasını davacı kanıtlamakla yükümlüdür. Dosyadaki bilgi ve belgeler iddiayı ispata yeterli değildir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.