YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3774
KARAR NO : 2008/10797
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 27/09/2007
Nosu :689/558
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davadışı kişi arasında yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartının limiti olan 300.000.000 TL’ yi faiz ve takip giderleriyle birlikte icra takip dosyasına yatıran müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa’ nın 10.maddesi ve 5464 sayılı Yasa’ nın 24/4 maddesinde asıl borçluya başvurulup borcun tahsili için tüm yollar denenmeden davalı kefilden borcun ifasının istenemeyeceği, davacı bankanın asıl borçlu yönünden tüm yolları tükettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.02.2002 tarihinde düzenlenen banka kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ un 10.maddesinde yer alan kefaletin niteliğiyle ilgili hüküm 06.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı Yasayla getirilmiş, 5464 sayılı Yasa ise 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Belirtilen kanunlarla getirilen kefalete ilişkin hükümlerin geçmişe şamil olacağı konusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.