YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4054
KARAR NO : 2008/11714
KARAR TARİHİ : 28.11.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.12.2006
No : 162-775
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile hiçbir alışverişinin olmadığını, aralarında borçlandırıcı bir işlem yapılmadığını, davalının, dava dışı davacı şirket finansman sorumlusu Selim … ile vezne sorumlusu Ferit…’ye kendi adına değerlendirmek üzere para verdiğini, bu kişilerin de aldıkları paranın teminatı olarak şirket çekini keşide ederek davalıya verdiklerini, adı geçen kişilerin davacı şirketi borçlandırma yetkileri bulunmadığını, başka bir olay nedeniyle şirketten ilgisi kesilen Selim … yerine atanan kişinin bu çekin şirketin bir borcundan kaynaklandığını zannedip bir miktar ödeme yaptığını, durumun anlaşılması üzerine ödemenin kesildiğini, takibe konu borcun davacıya ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile zuhulen ödenen 11.227.-Euro’nun istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı şirket yetkilileri tarafından müvekkiline alacağına karşılık dava konusu çekin verildiğini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre dava konusu çekin davacı şirketin ödeme güçlüğü çektiği bir dönemde davalıdan alınan borç karşılığı davacı şirket yetkililerince keşide edilerek davalıya verildiği ve bu çeke mahsuben davacı şirketçe davalıya 2 yıllık sürede 11.227.-Euro ödeme yapıldığı, bu ödemelerin hataen yapıldığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davacı temyiz dilekçesi davalı vekiline 06.03.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyize cevap dilekçesi ise HUMK.nun 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 20.03.2007 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, davalının ödediği peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.