YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4074
KARAR NO : 2008/10409
KARAR TARİHİ : 31.10.2008
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesi’nden kaynaklanan bakiye alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bitiş tarihi 31.03.2004 olan taraflar arasındaki konsinye satış sözleşmesinin, sözleşmenin 6-1. maddesine istinaden davacı ile davalı arasında karşılıklı anlaşma ile birer yıllık süreler ile her yıl uzatılıp, en son 31.03.2006 tarihinden 30 (otuz) gün önce 1 (bir) yıllığına yani 31.03.2007 tarihine kadar uzatıldığını, fakat davacının sözleşmeyi bitim süresinden önce … taraflı olarak feshettiğini ve 01.02.2007 tarihinde ürünlerini sergilediği yerden kaldırıp, mallarını teslim alarak tahsis edilen yeri boşalttığını, sözleşmenin 6-4. maddesinde sözleşmenin bitiş tarihinden önce davacı tarafından … taraflı olarak feshedilmesi halinin düzenlendiğini, davacının … bu yükümlülüklerinden kurtulmaya çalıştığını, anılan madde uyarınca davacının cari hesap ekstresinde görünen 2 (iki) aylık konsinye mal satış komisyonunun 31.03.2007 tarih ve 8.224.32.-YTL. tutarında fatura kesilmek suretiyle tahsil edildiğini, davacının bu meblağı icra takibine konu yaptığını, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre davalının davacıya cezai şart uygulayıp uygulayamayacağı noktasında odaklandığı, satış için mal bırakan davacının sözleşmeyi 01.02.2007 tarihinde erken feshettiği, bu durumun sözleşme hükümlerine göre müeyyideyle karşılandığı, somut olayda davalının sözleşmede öngörülen müeyyideyi davacıya uyguladığı, uygulamanın sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle davacının gerçekleşen uygulamanın haksız olduğundan bahisle bu uygulamayla yapmış olduğu ödeme kadar davalı aleyhine icra takibine geçmesinin haksız bulunduğu, davacının takipte kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.