YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4298
KARAR NO : 2008/11279
KARAR TARİHİ : 20.11.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13.11.2007
Nosu : 409/676
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. İlknur …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ve davadışı … AŞ. arasında 11.01.1995 tarihinde Dış Satım Factoring Genel Şartları ve Dış Satım Factoring Hizmet sözleşmesi imzalandığını, 9.7.1996 ve 11.10.1996 tarihlerinde ek sözleşmeler yapıldığını, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, 9.8.1999 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek 144.463.21 Euronun dava tarihinden Euroya işletilecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bir factoring sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşme ve diğer belgelerin davalıya tebliğ edilmediğini, takibe itirazın haklı ve yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin 26.04.2005 tarihli karar, Dairemizce “davalının 11.01.1995 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra vekil sıfatıyla adına sözleşmeyi imzalayan … AŞ.’ ye verdiği vekaletnamelerde davacı ile sözleşme yapma yetkisi tanındığından 11.01.1995 tarihli sözleşmeye de icazet verildiğinin kabulü gerekir. Kaldı ki, bu sözleşme eki 7.10.1996 tarihli sözleşmede … AŞ.’ nin davalı adına sözleşme imzalamaya yetkili olduğu dönemde yapılmıştır. Açıklanan bu nedenle de 11.01.1995 eki 7.10.1996 tarihli sözleşmelerin davalıyı bağlayacağı gözetilerek işin esasının incelenip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
../..
(2)
Mahkemece bozmaya uyulmuş, sözleşmeyi imzalayan … AŞ. şirketinin davalı adına sözleşme imzalamaya yetkili olduğu dönemde asıl ve ek sözleşmenin yapıldığı, bu sözleşmenin davalıyı bağladığı gerekçesiyle 144.463 Euronun davalıdan aylık %7 oranında faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece davadışı … AŞ.’ nin davalı adına vekaleten imzaladığı sözleşmelerin vekaletnamede davalı adına borç işlemi yapma yetkisi bulunmadığı, bu nedenle davalıyı bağlamadığı gerekçesiyle verilen 26.04.2005 tarihli ilk karar davacının temyizi üzerine Dairemizce “11.01.1995 eki 7.10.1996 tarihli sözleşmelerin davalıyı bağlayacağı gözetilerek işin esasının incelenmesi ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma ilamında açıkça sözleşmenin davalı yanı bağlayacağı ifade edildiğinden bilirkişi kurulunun asıl ve ek raporundaki hesaplamalar göz önüne alınacağı gerekçesiyle 144.463 Euronun aylık %7 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına uyulması halinde bozma ilamı yönünden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğar. Bu nedenle bozma doğrultusunda işlem yapılarak uyuşmazlığın çözüme bağlanması gerekir. Bozma ilamında işin esasına girilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda factoring sözleşmeleri uyarınca davacının davalıdan talep edebileceği bir meblağ bulunup bulunmadığı sözleşme içerikleri de incelenmek suretiyle karara bağlanmalıdır.
Factoring sözleşmelerinde sözleşmenin gayrikabili rücu factoring sözleşmesi olduğu belirtilmiştir.
Dış Satım Factoring Genel Şartlarının 20.maddesinde gayrikabili rücu factoring konusu düzenlenmiştir. Mahkemece anılan hükmün somut olayda uygulanmasının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
2-Yabancı para alacaklarında ödenecek faiz oranı sözleşme ile kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı Kanun’ un 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilir. Hükme göre sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.
Hükümde öngörülen faiz oranı yıllık olup, mahkemece aylık faize hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi Devlet Bankalarının yabancı paranın 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı tespit edilmeden bilirkişi raporuna ekli faiz oranına ilişkin listenin hükme esas alınması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda iki bent halinde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.