Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4490 E. 2008/11633 K. 27.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4490
KARAR NO : 2008/11633
KARAR TARİHİ : 27.11.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 17.10.2007
Nosu : 576-691

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’ne istinaden davalıya kullandırılan kredi kartı borcunun ödenmediğini, kat ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, başlanılan icra takibine itiraz edildiği gerekçesi ile itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi, toplanan delillere göre, davacı tarafından davalı aleyhine icra takibine başlandığı, takibe itiraz edildiği, ancak daha sonra davalı tarafından 4822 Sayılı Yasa gereğince süresi içinde davacı bankaya başvuru yapıldığı, bu nedenle kanun gereğince itirazın iptali davasının borç tespit davasına dönüştüğü, bu suretle başvuru tarihi olan 14.04.2003 tarihi itibariyle davalının davacı bankaya toplam 5.242.77.-YTL.borçlu olduğunun tespitine, 14.04.2003 tarihinden başlayacak 12 aylık her bir taksit bedelinin 352.87.-YTL. olduğunun ve taksitin (1) günlük gecikme faizinin 3.82.-YTL. bulunduğunun tespiti ile davalının takibe vaki itirazının bu koşullar ve sınırlar içinde iptaline, başvuru tarihinden sonra ödeme yapıldığı takdirde İcra Müdürlüğü’nce infazda nazara alınmasına, 4822 Sayılı Yasa gereği % 40 icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının 4822 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca davacı bankaya başvuruda bulunduğu, davacı banka tarafından bu başvuru üzerine bir ödeme planı düzenlenerek davalıya gönderildiğinin ileri sürüldüğü, ayrıca aynı konuda bilirkişi tarafından da bir taksit planı yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Ancak taksitlerin ödendiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan ödeme planında gösterilen taksitlerin ödenmemesi halinde davalının 4822 Sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi hükmünden yararlanma olanağı ortadan kalkar. Nitekim 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesinde de bu doğrultuda hükümlere yer verilmiş ve taksitlerden birinin ödenmemesi halinde borçlunun yasa ile kendisine tanınan haklardan yararlanamayacağı öngörülmüştür.

../..

-2-

Bu durumda mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulup 4822 Sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi uyarınca bilirkişi tarafından hazırlanan ödeme planına göre ödemede bulunması hususu davalı borçluya ihtar edilerek sonucunun beklenmesi, ödemelerin eksiksiz ve aksatılmadan tamamlanması halinde davanın konusuz kalacağı gözetilerek, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde ise yargılamaya devam edilerek İİK.nun 67/1. maddesi çerçevesinde deliller değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.