Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/465 E. 2008/6900 K. 20.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/465
KARAR NO : 2008/6900
KARAR TARİHİ : 20.06.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı … vekilince duruşmalı, davalı banka vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ….. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, …..’un keşidecisi olduğu … emrine düzenlenen ve … tarafından Dışbank’a ciro edilen keşide tarihi 30.03.2003 iken tahrifat ile 30.06.2004 yapılan ve 31.05.2004 tarihinde ibraz edilen çekle borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise ciro imzasının lehtara ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı banka vekili, müvekkilleri iyiniyetli hamil olduğunu, çekin …’un yetkilisi olduğu şirketin bankadan kullandığı kredilerin karşılığı ciro edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Çekin tanzim tarihinin 30.03.2003 iken tahrifat ile 30.06.2004 yapıldığı ve paraf imzasının keşideciye ait olmadığı icra mahkemesi kararı ile saptanmıştır.
Birleşen davanın davacısı … ciro imzası ile ilgili inceleme yapılması talebinden vazgeçmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, çekte keşide tarihinin 30.03.2003 iken tahrifat ile 30.06.2004 yapıldığını, değişikliğe ilişkin paraf imzasının keşideci eli ürünü olmadığı, gerçek keşide tarihine göre çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, zamanaşımına uğradığını buna göre kambiyo senedi vasfı yitirildiği için alacaklının ya temel ilişkiye dayalı ya da TTK.’nun 644. maddesi kapsamında talepde bulunması gerektiğini, bankanın çeki ciro yolu ile aldığı için keşideciye yönelik talep hakkı bulunmadığını, buna göre asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı banka vekili ile birleşen davanın davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, birleşen davanın davacısı …’un imza incelemesi talebinden vazgeçtiğinden, birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından birleşen davanın davacısı … vekilinin tüm, davalı banka vekilinin ise asıl davacıya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Banka vekilinin birleşen davacıya yönelik temyiz itirazına gelince, birleşen davanın reddedilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davacısı vekilinin tüm, asıl davanın davalısı banka vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün birleşen dava yönünden davalı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalıı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.