Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4869 E. 2008/12551 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4869
KARAR NO : 2008/12551
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiliyle 14.07.2003 tarihli Tüplügaz Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin süresinin 26.maddesinde 5 yıl olarak belirlendiğini, diğer davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davalı şirketin sözleşme devam ederken sözleşme şartlarına aykırı davranarak sözleşmeden … yükümlülüklerini yerine getirmediğini, … süre müvekkili şirketten LPG alımı yapmadığını, borçlarına karşılık verdiği çekin karşılıksız çıktığını, bononun da protesto edildiğini, bu fiillerin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, keşide edilen 09.03.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalının elindeki LPG tüplerini, aygaz panolarını ve bayilik belgesini iade etmediği gibi başka bir dağıtım firması ile anlaşarak onun bayiliğini yaptığını, bu nedenle sözleşmenin 21.maddesi gereğince 50.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kâr mahrumiyeti alacağından 10.000 YTL ve cezai şart alacağından da 10.000 USD’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve … Müştekin vekili cevabında, sözleşmenin davalı şirketle akdedildiğini, diğer müvekkili …’in bayilik sözleşmesi ve dava ile bir ilgisi bulunmadığını, hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşme hükümlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin bayiliği bırakmadığını, aksine bayiliğin haksız olarak ve anlaşılamayan sebeplerle davacı şirket tarafından feshedildiğini, fesih ihtarında belirtilen 15.10.2004 keşide tarihli çekin karşılıksız çıktığı iddiasına rağmen bedelinin ödendiğini, müvekkilinin başka bir LPG dağıtım firmasının bayiliğini de yapmadığını, müvekkilinin bayiliği davacı yanca haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğinden kâr mahrumiyeti talebinin haksız ve yersiz olduğunu, bayilik sözleşmesinde herhangi bir cezai şart kararlaştırılmadığını,talep olunan cezai şartın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının sözleşmenin 20.maddesine aykırı bir davranışının tespit edilemediği, davacının çekin karşılığının bulunmadığını öğrendiği 15.10.2004 tarihinden fesih ihtarnamesini çektiği 09.03.2005 tarihleri arasında ticari ilişkiyi devam ettirerek davalıya fesih hakkı doğduktan sonra da sözleşmeyi devam ettireceği güvenini … olması karşısında fesih hakkını dürüstlük kurallarına göre kullanmadığından davacının feshinin haklı olmadığı, tespit yapılan adreste, bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi Özyıldırım Ticaret Ltd.Şti’nin faaliyette bulunduğu, bu nedenle davalının başka firmalara ait LPG tüplerini sattığının ispatlanamadığı, davalının sözleşmenin 7.maddesine aykırı davrandığı iddiasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin bayi olan davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak başka firmalara ait tüpgaz sattığını, davadan önce yaptırdıkları delil tespiti vasıtası ile saptadıklarını iddia ederek kâr mahrumiyeti ve cezai şart talebinde bulunmuştur. Her ne kadar delil tespiti yapılan yerde davalı şirketin değil Özyıldırım Ticaret Ltd.Şti.’nin faaliyet gösterdiği ve davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, delil tesbitinde bulunulan yerin davacı ile davalı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde davalı şirketin adresi olarak bildirilen yer olduğu, ticaret sicilinde de aynı adresin davalı şirket adresi olarak kayıtlı olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin bu yönlere ilişkin gerekçesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan davalı şirket ile delil tespiti yapılan yerde faaliyet gösterdiği bildirilen Özyıldırım Ltd.Şti’nin ortaklarının aynı kişiler olduğu ticaret sicil memurluğunun cevabi yazısı ve ticaret sicil gazetesi içeriği ile sabittir. Bu durumda mahkemece her iki şirketin özdeşleştiği gözetilerek tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi de tartışılmak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.