Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4884 E. 2008/12463 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4884
KARAR NO : 2008/12463
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket yöneticilerinin bir iş için İstanbul’a geldiklerini, Ordu İli’ne döndükleri sırada müvekkili şirket adına istinaden düzenlenen çek koçanından bir yaprağın eksik olduğunu tespit etmeleri üzerine bankaya ödememe talimatı verdiklerini, ancak dava konusu çekin davalılar tarafından bankaya ibraz edildiğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yöneticilerine ait olmadığı gibi müvekkilinin davalılara herhangi bir ticari ilişkisi de bulunmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin müvekkili şirketlerden gıda ürünleri satıp alıp, bedelini de bir süre düzenli olarak ödediğini, davacının müvekkili şirketlerden mal siparişinde bulunup, karşılığında dava konusu çeki verdiklerini, ancak davacı şirketin çek karşılığını ödemediğini ve kötüniyetli olarak dava açtığını, müvekkillerinin çek nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, her ne kadar dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına rağmen, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari bir ilişki olduğu ve dava konusu çekin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve çek bedelinin cari hesapla uyumlu bulunduğu, dava konusu çekin davalılara ciro edildiği, davalıların kendi yanlarında atılmayan bir imzanın sıhatinden sorumlu olamayacakları, sırf imzanın davacıya ait olmaması hususunun mutlak suretle borçtan kurtarıcı bir husus olmadığı, M.K.nun 2. maddesinin buna engel teşkil ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava çek nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, mahkemece alınan 03.07.2007 tarihli uzman bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu durumda mahkemece, davanın kabulü gerekirken somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.