YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5062
KARAR NO : 2008/12058
KARAR TARİHİ : 05.12.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar …, … … ve vek. Av. … ile davalı vek.Av. … …’ in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asiller ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacıların keşideci davalının lehdarı bulunduğu 15.4.2003 tanzim 10.09.2003 vadeli nakden düzenlenen 400.000 Dolarlık bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile bono lehdarı arasında hiçbir ekonomik ilişki bulunmadığını, imza dışındaki diğer bölümlerin sonradan doldurulduğunu, davaya konu bononun davalının babasından alınan (1978 yılında) … bedeline ilişkin olarak boş ve teminat amacı ile verildiğini, … tapusunun alındığını, ancak bononun geri alınmasının unutulduğunu, bilahare müvekkili … tarafından davalının amcası hakkında yapılan icra takibi nedeniyle intikam almak için bononun kötüniyetli olarak doldurulup takibe konu edildiğini, bonodaki pulun tanzim tarihinde piyasada bulunmayan pul olduğunu, davalının bonoda yazılı miktar kadar borç verecek maddi gücü olmadığını, yazı yaşlarının tespit edilmesi halinde sonradan doldurulduğunun anlaşılacağını belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacıların müvekkiline olan borcuna karşılık bonoyu imzalayıp verdiklerini, davacıların imzaya itiraz etmediklerini, bononun … ilişkiden mücerret olup iddiaların yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, bonoda hiçbir silinti ve tahrifat bulunmadığını bonodaki pulun bononun sıhhatine halel getirmediğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Adli Tıp Kurumundan 6.5.2005 tarihte alınan raporda yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bir yöntem mevcut olmadığından zaman birimi açısından bir tespite gidilemediği belirtilmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda her bononun bir … ilişkiye dayandığı mücerretlik ilişkisinin … ilişkiyi ortadan kaldırmayacağı, somut olayda babasını icraya veren bir kişiye bu icra işleminden sonra davalının borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı ceza mahkemesinin hukuk mahkemesindeki davanın sonucunu beklediğinden ceza mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, bu nedenle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bono ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 250.029.76 YTL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar bonodaki imzaya itiraz etmemiş başka bir ilişki nedeni ile davalının babasına boş ve teminat amacı ile verildiğini iddia etmişlerdir. Mücerret borç ikrarını içeren bononun teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğu yolundaki iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davacılar iddialarını yazılı delille kanıtlayamadıklarından davacıların davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
– KARŞI OY YAZISI –
Dava, 15.4.2003 tanzim 10.09.2003 vadeli 400.000 dolarlık bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar bononun davalının babasından alınan daire nedeniyle davalının babasına boş ve teminat olarak verildiğini, bilahare bononun unutulduğunu ve aileye duyulan … nedeni ile bir işlem yapılmadığını belirterek davalının babasından 1990 yılında daire aldıklarını gösteren belgeleri dosyaya ibraz etmişlerdir. Öte yandan dosya içeriğinden davacıların davalının amcası hakkında 2001 yılında icra takibi yaptığı anlaşıldığından amcasını icraya veren kişilerce davalının bu aşamada borç vermesi de hayatın olağan akışına uygun olmadığından yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden … çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum